Kayıtlar

Geçmiş Zaman Sofraları etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gelibolulu Âlî’nin Surnâmesinde Osmanlı Yemek Kültürü "Bölüm - 02"

Resim
Gelibolulu Âlî’nin Surnâmesinde Osmanlı Yemek Kültürü "Bölüm - 02" Şerife AĞARI Yrd. Doç. Dr. 1539 tarihindeki  sünnet şenliği nde bol şekerli ve safranlı pişirilip paşalara ve ulemaya ikram edilen bu yemek 1582 şenliğinde de kendisini göstermektedir: Tabh-ı a’câm-ı hâs olan halvâ Eyü bişmiş muza’fer ü selmâ (2139) - Yoğurt, Süt, Kaymak Yemek olmamakla beraber sofralarda yemeklerle birlikte ikram edilen temel besinler olduğu için yoğurt, süt ve kaymağa bu başlıkta yer verdik. Süt, sütten elde edilen kaymak ve sütün mayalanmasıyla yapılan yoğurt ziyafet sofralarında da ikram edilmişlerdir: Çanaklarla yoğurd u şîr kaymak Seherden bâb-ı şâha virdi revnâk (415) 2. Tatlılar Türklerde tatlı kültürü  ve sevgisi, Arapların etkisiyle, İslamiyet’i kabul ettikten sonra gelişmiştir. Bu yüzden Osmanlıların tatlı  yeme-icme  alışkanlıklarında dinin etkisinin büyük olduğu söylenebilir. Hurma ile açılan iftarlar, Ramazan ayı boyunca yenilen güllaç, bak...

Osmanlı Döneminde Bakır Kaplar ve Örnekleri Bölüm-02

Resim
Osmanlı Döneminde Bakır Kaplar ve Örnekleri Bölüm-02 Yrd. Doç. Dr. Emine Karpuz Form olarak Kuşaklı, Kulaklı, Küpeli gibi değişik adlarla anılan kazanların yanında fonksiyonuna göre şerbet kazanı, çamaşır kazanı, yemek kazanı şeklinde adlandırılanları da vardır. Araştırdığımız kentlerdeki kazanların bir grubunu büyük boyutlu dergah kazanları oluşturmaktadır.  Bu kazanlar belirli günlerde aşure, şerbet, helva gibi yiyecek ve içeceklerin pişirildiği ve dağıtıldığı büyük kazanlardır. Bunlar iki veya dört kulpludurlar ve mutfaklarda yer alan özel kaidelere oturtulurlar. Form olarak silindir gövdeli, büyük kulplu ve ağız kenarı dışarı taşkındır. En yaygın olarak kullanılan kazanlar evlerde toplu yemeklerde kullanılan büyük, orta ve küçük kazanlardır. Bunlar üstten hareketli tek kulpludurlar. Sacayak üzerinde veya üstteki kulptan asılmak suretiyle kullanılırlar.  Evlerde kullanılan ve büyük boyutlu olan bu kazanlar silindir gövdeli, ağza doğru hafif daralan ve profi...

İhtiyaçtan Sanata Beslenmenin Evrimi...

Resim
İhtiyaçtan Sanata Beslenmenin Evrimi... Ayşe BOZTAŞ Beslenme, insanın yeryüzünde var olduğu en ilkel dönemlerden bu yana “ihtiyaç“ olarak kaşımıza çıkan bir olgudur. Bu ihtiyaç karşılanmadığı zaman ölüme neden olabilecek boyutlara ulaşmaktadır.  Bu yüzden yalnızca insanoğlu için değil tabiatta bulunun tüm canlılar için beslenme temel bir gereksinim olup en iyi şekilde karşılanmaya çalışılmıştır.  Geçmişten günümüze değişen pek çok şey gibi beslenme ihtiyacının giderilmesi de medeniyetlerle birlikte zaman içinde gelişmiş ve çeşitlilik göstermiştir. Tarih öncesi çağlarda insanoğlu avladıkları hayvanların etleriyle beslenmişlerdir.  Bunun yanında bazı araştırmalar o dönem insanlarının az da olsa yabani otlarla da beslendiklerini de ileri sürmektedir.  O dönem insanlarının besinlerinde ki en önemli değişiklik paleolitik dönemde ateşin ke şfi  bulunmasıyla başlamıştır.  Besinlerini çiğ tüketen insanoğlu ateşin bulunmasıyla birlikte besinleri pişirme...

Türk Kültüründe Sofra...

Resim
Türk Kültüründe Sofra... Tolunay SANDIKCIOĞLU Türk Kültüründe Sofra ve Geçmiş Zaman Sofraları... “Bir Türk’e selam ver, yemeği artık düşünme” demiş atalarımız. Gerçekten de sofra kuruldu mu ister Tanrı misafiri olsun, isterse karnı tok olsun gelen misafire mutlaka bir yemek yediririz.  Yemek çok önemlidir kültürümüzde;  hazırlanışı, sunuluşu, düzeni kendimize özgü kurallar içerir. Bazılarını öyle benimsemişizdir ki köklerini bilmeyiz bile… Ben bu ayki konunun sofra olduğunu duyunca kendi sofralarımızın tarihini anlatayım dedim. Bakalım neler değişmiş, neler yok olup gitmiş, neler eskimemiş ve neler zamana yenilmemiş hep beraber görelim istedim.  Oğuzlardan Selçuklulara Orta Asya Türkleri halka verilen ziyafetlere “toy” ya da “aş” derdi. Hakan, toylarda sahibi olduğu zenginlikleri emri altındakilerle paylaşırken yönetiminin meşruluğunu da halka anlatmış olurdu. Yani toy, yönetici ile halk arasındaki bağları pekiştiren, herkesin bulunduğu mevkiyi belli eden...