Kayıtlar

Osmanlı sofrası etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yemek İle İlgili Deyimler, Atasözleri Ve Anlamları Nelerdir?

Resim
Yemek İle İlgili Deyimler, Atasözleri Ve Anlamları Nelerdir? Yemek Atasözleri Ve Deyimler Halk Arasında Nasıl Kullanılır? Yemek İle İlgili Atasözleri Ve Anlamları Türkçe De Hangi Anlamlara Gelir? Atalarımız yaşadığı nasihat değerindeki olayları sözlerle ifade etmeye çalışmıştır. Kurdukları cümleler olaylar  Yemek İle İlgili Deyimler, Atasözleri Ve Anlamları Nelerdir dediğimizde   dolaylı yoldan anlatarak atasözü olarak günümüze ulaşmıştır. Yazımızda yemek ile ilgili söylenmiş atasözlerine yer verilmektedir. Yemek ile ilgili deyimler, atasözleri ve anlamları ne demektir? Can boğazdan gelir:  Hiçbir şeyimiz olmadan yaşayabiliriz ama yemek yemeden yaşayamayız. Azıcık aşım, kaygısız başım:  Gözü yüksekte olmayan insanın derdi tasası olmaz. Papaz her gün pilav yemez:  Bir işi aynı kişi devamlı yaptığında zamanla rahatsızlık duyar, başarısı azalmaya başlar. Aç gezmekten tok ölmek iyidir:  Aç kalıp gezip dolaşmaktansa, tok karnına evde oturmak daha hayırlıdır. Ba...

Osmanlı Sarayında Tatlılar Ve Turşular

Resim
Osmanlı Sarayında Tatlılar Ve Turşular Helvahane’de Muharrem’in onuncu günü aşure pişirilir,  başta sultan olmak üzere, hanedan üyelerine,  Osmanlı Sarayı nda  ve Harem halkına gümüş, tombak ve porselenden yapılmış, ipekli kumaşlara sarılmış testiler içerisinde gönderilirdi.  Saray’dan dışarıya gittiği gibi, dışarıdan da saraya testiler içinde aşure gelirdi.  Saray’da “süzme aşure” yapılır, diğerlerinden farklı olarak içine “ göbek miski ” katılırdı.  Sultanın veya valide sultanın himayesinde imarethanelerde pişirilen aşureler de halka dağıtılırdı. Osmanlı Sarayında Tatlılar Ve Turşular  has bahçesinden, Edirne Sarayı’ndan,  İstanbul’daki has bahçelerden reçel için malzeme temin edilirdi. Limon, turunç, yeşil ceviz, vişne, kızılcık, şeftali, kavun, karpuz, kabak, patlıcan, ağaç kavunu, ayva, hünnap, gül, menekşe, fulya ve turunç çiçeği... Gibi hazırlanan reçellerin arasında en makbul olanı her yıl Edirne’den getirilen ve “ gül...

Osmanlı Döneminde Bakır Kaplar ve Örnekleri Bölüm-02

Resim
Osmanlı Döneminde Bakır Kaplar ve Örnekleri Bölüm-02 Yrd. Doç. Dr. Emine Karpuz Form olarak Kuşaklı, Kulaklı, Küpeli gibi değişik adlarla anılan kazanların yanında fonksiyonuna göre şerbet kazanı, çamaşır kazanı, yemek kazanı şeklinde adlandırılanları da vardır. Araştırdığımız kentlerdeki kazanların bir grubunu büyük boyutlu dergah kazanları oluşturmaktadır.  Bu kazanlar belirli günlerde aşure, şerbet, helva gibi yiyecek ve içeceklerin pişirildiği ve dağıtıldığı büyük kazanlardır. Bunlar iki veya dört kulpludurlar ve mutfaklarda yer alan özel kaidelere oturtulurlar. Form olarak silindir gövdeli, büyük kulplu ve ağız kenarı dışarı taşkındır. En yaygın olarak kullanılan kazanlar evlerde toplu yemeklerde kullanılan büyük, orta ve küçük kazanlardır. Bunlar üstten hareketli tek kulpludurlar. Sacayak üzerinde veya üstteki kulptan asılmak suretiyle kullanılırlar.  Evlerde kullanılan ve büyük boyutlu olan bu kazanlar silindir gövdeli, ağza doğru hafif daralan ve profi...

Selçuklu ve Beylikler Döneminde Türk Mutfak Kültürü "Bölüm-03"

Resim
Selçuklu ve Beylikler Döneminde Türk Mutfak Kültürü "Bölüm-03" Yrd. Doç. Dr. Yasemin Ersoy Selçuklu Devri, Türk tarihi, İslam tarihi, Dünya tarihi bakımından bir dönüm noktasıdır. Anadolu'da bu devre 250 yıl kadar sürmekte  Selçuklu mutfağı ; yemek, usul ve adetleri XX. asra kadar süren 900 yıllık bir zamanı içine almaktadır. Bu nedenle bugünkü mutfak kültürümüzde de izlerini görmek mümkündür. Türklerin IX. yy.'daki kültür hayatının önemli unsuru olan  Türk mutfağı  hakkındaki bilgilere bu yüzyılın iki büyük Türk yazarı, Yusuf Has Hacib ve  Kaşgarlı Mahmud 'un eserlerinde rastlanmaktadır. XI.yüzyılda daha fazla koyun eti tüketilmekte olduğu,  İslami etki nedeniyle at eti tüketiminin azaldığı kaynaklardan anlaşılmaktadır . Söz konusu yüzyılda tavuk eti ve muhtelif av hayvan etlerinin daha az önem taşıdığı belirtilmektedir.  Sucuğun, şiş kebabın, et haşlamanın, kağıt kebabının, paça çorbasının, kadınbudu köftenin mutfağımıza girişi bu yüzyıld...

Orta Asya Döneminde Türk Mutfak Kültürü "Bölüm-02"

Resim
Orta Asya Döneminde Türk Mutfak Kültürü "Bölüm-02" Yrd. Doç. Dr. Yasemin Ersoy Türkler Cilalı Taş Devri'nde Orta Asya'ya gelip yerleştikten sonra, Ural dağları ile Altay dağları arasındaki Bozkır bölgesini ana yurt olarak seçmişlerdir. At ve koyun sürülerine sahip  Türklerin gıdaları buğday unu ile yoğrulmuş yağlı hamur işleri, süt ve sütten yapılan yiyecekler, at ve koyun eti ile yapılan yemekler , içecek olarak ise kısrak sütünden yapılan kımızdan oluşuyordu.  Bu dönemde yaptıkları yemekler ve adları günümüzde Urallarda, Orta Asya ve Anadolu'da yaşamaktadır.  Göçebe Türklerin  hayvan yetiştiren bir toplum olması nedeniyle yemek kültürünün basit hayvanî ürünlerden geldiği ve Anadolu'ya hayvancılığın Türklerle birlikte geldiği söylenebilir. Bu dönemde belli törenlerde at etinin yendiği kaynaklarda geçmektedir.6 Orta Asya'da göçebe hayatı yaşayan Türklerin mutfak kültürlerine ait bilgiler kısıtlıdır.  Türklere ait ilk yazılı kaynaklardan bi...

İhtiyaçtan Sanata Beslenmenin Evrimi...

Resim
İhtiyaçtan Sanata Beslenmenin Evrimi... Ayşe BOZTAŞ Beslenme, insanın yeryüzünde var olduğu en ilkel dönemlerden bu yana “ihtiyaç“ olarak kaşımıza çıkan bir olgudur. Bu ihtiyaç karşılanmadığı zaman ölüme neden olabilecek boyutlara ulaşmaktadır.  Bu yüzden yalnızca insanoğlu için değil tabiatta bulunun tüm canlılar için beslenme temel bir gereksinim olup en iyi şekilde karşılanmaya çalışılmıştır.  Geçmişten günümüze değişen pek çok şey gibi beslenme ihtiyacının giderilmesi de medeniyetlerle birlikte zaman içinde gelişmiş ve çeşitlilik göstermiştir. Tarih öncesi çağlarda insanoğlu avladıkları hayvanların etleriyle beslenmişlerdir.  Bunun yanında bazı araştırmalar o dönem insanlarının az da olsa yabani otlarla da beslendiklerini de ileri sürmektedir.  O dönem insanlarının besinlerinde ki en önemli değişiklik paleolitik dönemde ateşin ke şfi  bulunmasıyla başlamıştır.  Besinlerini çiğ tüketen insanoğlu ateşin bulunmasıyla birlikte besinleri pişirme...