Kayıtlar

Türk Mutfak Kültüründe İslamın Etkisi Nedir?

Resim
Türk Mutfak Kültüründe İslamın Etkisi Nedir? İpek ÜNAL Ramazan AKÇA Özet İnsanın ilk var oluşundan itibaren yemek olgusu hep var olmuştur. İnsanların ne yedikleri bulundukları kültüre, iklime, coğrafya’ya göre farklılık göstermektedir. Fakat dinin mutfak üzerindeki etkisi çoğunlukla coğrafya ve iklim şartlarının hatta kültürün de üstünde olmuştur. Türk mutfağı Çin, Arap, İran, Avrupa gibi birçok Dünya mutfağından etkilenmiştir. Buna rağmen İslami özellikler mutfaktaki yerini hep korumuştur.  Bu çalışmada amaç, İslamın  Türk Mutfak Kültüründe İslamın Etkisi  yerini ortaya koymaktır. Geleneksel  Türk mutfağı  pek çok yönüyle ele alınmasına rağmen Türk mutfak kültürüne yön veren ana unsurun İslam olması ve bu konunun yeterince ele alınmadığını düşünerek bu alana katkı sağlamayı hedeflenmiştir. Sonuç olarak: İslamiyet’in Türk mutfağı üzerinde etkisi olduğu görülmektedir.  1. Giriş İnsanların ne yedikleri, coğrafi ve iklim şartları ile birlikte onların kült...

Langa Bostanları...

Resim
Langa Bostanları... Hatice ŞİRİN Çiçeği Burnunda ve Hıyar Gibi Adam Deyimleri Roma devri ve Bizans devrinde Likos (Gr. Λύκος “kurt”), Türk devrinde Bayrampaşa adıyla anılan dere; İstanbul Suriçi’nin (Tarihi Yarımada) biricik akarsuyu idi. Dere, Suriçi’ne Sulukule adı verilen kemerli geçitten girer,  Aksaray’a doğru ilerleyerek bugünkü Vatan Caddesi boyunca akar ve Langa civarında Marmara Denizi’ne dökülürdü.  Prof. Dr. Semavi Eyice; 17.03.2010’da Yıldız Teknik Üniversitesinde gerçekleşen “Mimaride İstanbul” başlıklı konferansında, Sulukule’nin adının da bu dereden geldiğini belirtir. Kule, dere suyunun şehre güvenli biçimde girebilmesi için gözcü kulesi olarak inşa edilmişti. Bizans Dönemi’ndeki gelenek, İstanbul, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildikten sonra da sürmüş; Suriçi’nde daha çok gayrimüslimler (Rum, Ermeni, Musevi, Roman vd.) ikamet etmişti.  Kendisi de Langa’da doğan Osmanlı İmparatorluğu Dönemi diplomatlarından Eremya Kömürciyan, XVII. yüzyılda yazdığı ...

Hayattan Esere: Ahmet Hamdi Tanpınar’da Yeme-İçme Kültürü

Resim
Hayattan Esere: Ahmet Hamdi Tanpınar’da Yeme-İçme Kültürü  Salih Koralp GÜREŞİR Özet Hayatla doğrudan ilgili olan edebiyat, yeme-içme kültürü ile de bu çerçevede ilgilenir. Yeme-içme, bireyin biyolojik bir ihtiyacı olduğundan başka mensubu bulunduğu kültürün önemli bir ögesidir. Köklü mazisinden kaynaklanan zengin içeriği ile Türk mutfağı yazarlarımıza oldukça geniş imkânlar sunmuştur.  Refik Halit Karay, Ahmet Rasim ve Ahmet Midhat Efendi başta olmak üzere birçok yazar, bu imkânlardan yararlanıp yeme-içme unsurlarını edebî eser formunda vermişler, böylelikle Türk mutfak kültürünün edebiyat vasıtasıyla da devamını sağlamışlardır.  Bir kültür ve sanat insanı olarak hayata geniş bilgisi ve görgüsü etrafından bakan Ahmet Hamdi Tanpınar da edebiyatla yeme-içmenin münasebetine ilgisiz kalmaz.  Hem bize hayatını veren günlükleri ve mektuplarında hem de geniş kültürünü yansıtan kurgusal metinlerinde yeme-içmeye türlü açılardan dikkat eder.  Günlükleri ve mektuplarında...