Kayıtlar

Garaville (Datça)

Resim
  Garaville (Datça) Şef Timur Kocabıçak “Ula Aşığı” Malum ilk yağmurların başlamasıyla ve ilk garavilleler yaz uykusundan uyandı. Sosyal medyada “garaville” yemeğinin resimleri paylaşılmaya başlandı. Datça’lılar “ bu bizim kültürümüz diyerek  yemeklerine sahip çıkarken, Datça’ya sonradan yerleşenler “iğrenç, bunu nasıl yersiniz?” diye yorumlar paylaşmaya başladılar. Datça Emecikte Muhammet Kaçar isimli esnaf bir arkadaşımızın garaville yemeği ile ilgili sosyal medyada yer alan bir paylaşımı dikkatimi.  Aynen şöyle yazmış arkadaş:  Tabii ya…. Datça ve Datça’lılarla ilgili bir şey söz konusu olur da anti Datçalılar durur mu? Sosyal ağlar çalkalanıyor.” İğrenç” diye başlamış yoruma anti datçalı trolün biri. “Öökk, sümük gibi” diye eklemiş öbür angut. “Resmini bile görünce midem bulanıyor kaldırın sayfadan şunu” diye devam etmiş. Yorumlar yorumlar yorumlar. Dolayısıyla yine hakaretler, aşağılamalar ve Datça’lıları küçümsemeler.  “Yeter artık, sev, ya da sevme. Ye, y...

Yoğurdun İnsan Sağlığı Ve Beslenmesindeki Rolü Ve Önemi

Resim
  Yoğurdun İnsan Sağlığı Ve Beslenmesindeki Rolü Ve Önemi Nadır Dinç Konu Türk tarihinde ilk yoğurt nasıl ve kimler tarafında bulundu? Yoğurt; zengin bir karbonhidrat (laktoz), protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfor kaynağıdır. Fermentasyon sırasında sütün; protein, yağ, ve laktozun oluşan kısmı hidrolizasyon nedeniyle sindirimi kolaydır. Ayrıca laktoz intolerans kişilerin tüketime elverişli, antitümör ve antikolesterolemik özellikleri bulunmakta. Laktik asit bakterilerinin ürettiği antibiyotikler ve antimikrobiyal meddeler insanları patojen M.O‘lara karşı korumakta. Bu nedenle yoğurt, her yaş grubundaki insanın günlük, beslenmesinde bol ve ucuz bir şekilde yararlanabileceği fermente bir süt ürünüdür.  Yoğurt bakterilerinin faaliyeti sonucu B grubu bazı vitaminler, özellikle b(B2) sentezi oluşmakta. Yoğurdun önemli bir fonksiyonu da gıda azaltmakta görüyoruz. Bu gün bilindiği gibi batı dünyasında herkesin üzerinde hassasiyetle durduğu bir noktada da; kilo almamak, gençlik f...

Osmanlıda Kış Hazırlıklarından Üzüm Pekmezi Ve Tatlı

Resim
Osmanlıda Kış Hazırlıklarından Üzüm Pekmezi Ve Tatlı Şef Yunus Emre Akkor Kış hazırlıklarının başında üzüm pekmezi ve tatlı sucuk gelir. Bakalım Osmanlı mutfağında hikayesi nasılmış? Üzüm binlerce yıldır insan oğlunun yetiştirdiği, çeşitli yiyecek ve içecekler elde ettiği bir meyvedir.  Türklerin 6.yy.’da Orta Asya’da üzüm yetiştirdikleri ve bu üzümlerin bir kısmınıda  işleyerek kervanlarla çeşitli ülkelere ihraç ettikler kayıtlara geçmiştir.  Osmanlı döneminde üzüm taze yenilmesinin yanı sıra, taze suyu bazen Anadolu halkları tarafından tatlı şerbeti olarak kullanılmıştır. büyük bir kısmıda  Kış Hazırlıkları ndan  pekmez, pestil ve köfter (sucuk) olarak değerlendirilmiştir.  O dönemlerde tatlı sucuğun  ilk kayıtlarına ünlü Fransız seyyah Bertrandon seyahatnamesin de rastlanmıştır. 1432 yılında Afyon’da cevizli sucuk yediğinden bahsetmiştir.  Anadolu’nun bir çok yerinde nişasta ile kaynatılarak pelte haline gelen üzüm suyuna köfter denilirdi....

Türk Mutfak Kültüründe İslamın Etkisi Nedir?

Resim
Türk Mutfak Kültüründe İslamın Etkisi Nedir? İpek ÜNAL Ramazan AKÇA Özet İnsanın ilk var oluşundan itibaren yemek olgusu hep var olmuştur. İnsanların ne yedikleri bulundukları kültüre, iklime, coğrafya’ya göre farklılık göstermektedir. Fakat dinin mutfak üzerindeki etkisi çoğunlukla coğrafya ve iklim şartlarının hatta kültürün de üstünde olmuştur. Türk mutfağı Çin, Arap, İran, Avrupa gibi birçok Dünya mutfağından etkilenmiştir. Buna rağmen İslami özellikler mutfaktaki yerini hep korumuştur.  Bu çalışmada amaç, İslamın  Türk Mutfak Kültüründe İslamın Etkisi  yerini ortaya koymaktır. Geleneksel  Türk mutfağı  pek çok yönüyle ele alınmasına rağmen Türk mutfak kültürüne yön veren ana unsurun İslam olması ve bu konunun yeterince ele alınmadığını düşünerek bu alana katkı sağlamayı hedeflenmiştir. Sonuç olarak: İslamiyet’in Türk mutfağı üzerinde etkisi olduğu görülmektedir.  1. Giriş İnsanların ne yedikleri, coğrafi ve iklim şartları ile birlikte onların kült...

Langa Bostanları...

Resim
Langa Bostanları... Hatice ŞİRİN Çiçeği Burnunda ve Hıyar Gibi Adam Deyimleri Roma devri ve Bizans devrinde Likos (Gr. Λύκος “kurt”), Türk devrinde Bayrampaşa adıyla anılan dere; İstanbul Suriçi’nin (Tarihi Yarımada) biricik akarsuyu idi. Dere, Suriçi’ne Sulukule adı verilen kemerli geçitten girer,  Aksaray’a doğru ilerleyerek bugünkü Vatan Caddesi boyunca akar ve Langa civarında Marmara Denizi’ne dökülürdü.  Prof. Dr. Semavi Eyice; 17.03.2010’da Yıldız Teknik Üniversitesinde gerçekleşen “Mimaride İstanbul” başlıklı konferansında, Sulukule’nin adının da bu dereden geldiğini belirtir. Kule, dere suyunun şehre güvenli biçimde girebilmesi için gözcü kulesi olarak inşa edilmişti. Bizans Dönemi’ndeki gelenek, İstanbul, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildikten sonra da sürmüş; Suriçi’nde daha çok gayrimüslimler (Rum, Ermeni, Musevi, Roman vd.) ikamet etmişti.  Kendisi de Langa’da doğan Osmanlı İmparatorluğu Dönemi diplomatlarından Eremya Kömürciyan, XVII. yüzyılda yazdığı ...

Hayattan Esere: Ahmet Hamdi Tanpınar’da Yeme-İçme Kültürü

Resim
Hayattan Esere: Ahmet Hamdi Tanpınar’da Yeme-İçme Kültürü  Salih Koralp GÜREŞİR Özet Hayatla doğrudan ilgili olan edebiyat, yeme-içme kültürü ile de bu çerçevede ilgilenir. Yeme-içme, bireyin biyolojik bir ihtiyacı olduğundan başka mensubu bulunduğu kültürün önemli bir ögesidir. Köklü mazisinden kaynaklanan zengin içeriği ile Türk mutfağı yazarlarımıza oldukça geniş imkânlar sunmuştur.  Refik Halit Karay, Ahmet Rasim ve Ahmet Midhat Efendi başta olmak üzere birçok yazar, bu imkânlardan yararlanıp yeme-içme unsurlarını edebî eser formunda vermişler, böylelikle Türk mutfak kültürünün edebiyat vasıtasıyla da devamını sağlamışlardır.  Bir kültür ve sanat insanı olarak hayata geniş bilgisi ve görgüsü etrafından bakan Ahmet Hamdi Tanpınar da edebiyatla yeme-içmenin münasebetine ilgisiz kalmaz.  Hem bize hayatını veren günlükleri ve mektuplarında hem de geniş kültürünü yansıtan kurgusal metinlerinde yeme-içmeye türlü açılardan dikkat eder.  Günlükleri ve mektuplarında...